3 Mayıs 2014 Cumartesi

Üç haslet


Bir gün Dicle kenarında abdest almak için oturmuştum, bir adam yanıma geldi ve dedi ki:

«Ey genç, abdestini güzel al ki, Allahu Teâlâ da sana dünyâ ve âhirette güzel muamele etsin.» Döndüm baktım, ardında kalabalık olan bir zât gidiyor; acele abdest aldım ve onu tâkîb ettim. Bana dönerek: «Bir dileğin mi var?» diye sordu. Ben:

«Evet, bildiklerinden bana da öğretmeni istiyorum.» dedim. O da:

«Bilmiş ol ki, Allah’a sadâkatle kulluk edenler necât bulur. Dîninden korkan yâni: Son nefesde îmânsızlık korkusunu saklayan selâmet bulur. Bu gün dünyânın lezzetlerine gönül vermeyen, yarın Allah’dan alacağı büyük mükâfatlarla huzûra erecektir. Daha ister misin?» dedi.

«— Evet» diye istek gösterince :

«— Kendisinde üç haslet bulunan îmânını olgunlaştırmıştır:

1— Emr-i ma'vüf : Allahu Teâlâ’nın emirlerini başkalarına ulaştıran ve kendisi de kabul eden,
2— Nehy-i münker: Allahu Teâlâ'nın yasaklarından başkalarını men‘eden ve kendisi de çekinen,
3— Allahu Teâlâ’nın çizdiği çerçeve dışına çıkmayıp bunları koruyan.» diye devâm etti ve:

«— Daha söyliyeyim mi?» diye sorunca:

«— Evet,» dedim.

«— Dünyâdan yüz çevir, âhirete dön, her işinde Allah’a bağlan ki necât bulasın.» dedi ve ayrıldı. Kendisini tanıyamamıştım; kim olduğunu sordum, İmâm Şâfi‘î’dir dediler.»

İhya-i Ulûm'id-Din (İslâmi İlimlerin Canlandirilmasi), İmam Gazâli, Sf.68

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder