28 Temmuz 2015 Salı

İmanı korumak

Her müslüman, “lâ ilâhe illallah” kelime-i tevhidini çokça söylemeli ve gece gündüz imanını kay­betmemesi için Allah’a yalvarmalıdır. Ayrıca nefsini de günahlardan uzak tutmalıdır. Çünkü çoğu insan kelime-i tevhidi söyler, ancak kötü amellerinden dolayı son nefeslerinde imanlarını kurtaramazlar. Allah koru­sun, dünyadan imansız olarak küfür üzerine ayrılırlar. Bundan daha büyük hangi musibet olabilir ki!

Bir adam, bütün ömrü boyunca adı müslümanlar arasında zikredilir, ancak ahiret günü adı kâfirler arasında­dır. İşte bu, büsbütün hüsrandır. Kiliseden veya puthaneden çıkıp cehenneme gitmek hüsran değildir. Hüsran mescidden çıktıktan sonra cehenneme atılmaktır.

İşte bunun sebebi çirkin, kötü amellerde bulunmak ve insanların gözünün önünde haramlar işlemektir. Nice insanlar vardır ki haksız yere insanların mallarını ele geçirirler. Sonra, “Ben bunu harcayayım, daha son­ra sahibine iade ederim yahut gider helâllik isterim” der. Ancak bunların hiçbirim yapamadan ölür.

Çoğu zaman insanlar hanımlarım boşarlar ve, "Çocuklarımız varken hanımı nasıl bırakırım!” der ve ısrarla boşadığı hanımıyla beraber olmaya devam eder. Nihayet o adam haram ilişki içerisindeyken ölüm gelip kapısını çalar ... İşte çoğu zaman insanların imansız gitmeleri­nin sebebi, bu gibi durumlardan kaynaklanmaktadır.

Fudayl b. İyâz’ın [rahmctullahi aleyh] talebelerinden biri ölmek üzere idi. Fudayl [rahmetuihhi aleyh] onun yanına gitti ve baş ucuna oturdu. Yâsîn sûresini okumaya başladı. Talebesi okumayı kesmesini isteyince o da kesti. Sonra talebesine kelime-i tevhidi telkin etmeye başla­yıp “lâ ilâhe ilallallah” de deyince, talebesi,

- Ben o sözü söylemem, o söz benden uzak, ben ondan uzak olayım, dedi ve o hal üzere öldü. Bunun üzerine Fudayl [rahmetullahi aleyh] evine kapandı, ağlamaya başladı ve kırk gün dışarıya çıkmadı. Sonra o talebesini rüyasında cehenneme sürüklenirken gördü.

- Sen benim en bilgili talebem olduğun halde iman­sız gitmene sebep olan ne idi, diye sordu. Talebesi şöyle cevap verdi:

- Şu üç şey imansız gitmeme sebep oldu: Birincisi kovuculuk yapmak. Ben, arkadaşlarıma bir türlü, sana karşı bir türlü konuşurdum. İkincisi haset etmek Arka­daşlarıma hep haset ederdim. Üçüncüsü benim bir has­talığım vardı. Doktorun birine gittim. Doktor bana, her sene bir bardak şarap içmezsem hastalığınım geçmeye­ceğini söyledi. Ben de her sene şarap içiyordum.[1]

[1] Gazili, Mînbâcû'l-Âbidin, İstanbul: Semcıkand Yayınlan, 2007, s. 235.

Son Nefeste İman, Hüseyin Okur, Hacegan Yayınları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder