7 Ağustos 2015 Cuma

Sehl bin Abdullah et-Tüsterî Hazretleri (k.s) şöyle anlatıyor:
“Velinin halka karışması zillet, halktan uzaklaşıp Allah’a kavuşması izzettir.”
İşte kendini uzlete çeken bu velilerden birisi de Abdullah b. Salih idi. Halktan kaçmak için şehir şehir dolaşır, hiçbir yerde uzun müddet kalmazdıBir gün Mekke’ye geldi. Ama orada çok uzun süre kaldı. Ona bunun sebebini sordum, şöyle dedi:

- Rahmet ve bereketin bu beldeye indiği kadar hiçbir beldeye indiğini görmedim. Melekler sabah akşam iniyorlar, muhtelif suretlerde, ardı arkası kesilmeksizin Beyt’i tavaf ediyorlar.

Gördüklerimin hepsini söylesem pek çok kişi inanmaz.

Kendisinden, gördüklerinin birazını anlatmasını istedim. Şunları anlattı:

- Bütün veliler her Cuma gecesi burada buluşuyor. Onun için burada kalışım uzun sürüyor. Burada Malik bin Kasım el-Ceylî isminde zat gördüm.

Elinde taze pide vardı. Sofradan henüz kalktığını düşündüm. O ise bana haftalardır yemek yemediğini söyledi. Fakat evde annesine yemek yedirdiğini ve sabah namazına yetişmek için acele geldiğini, pide parçasının da annesine yedirdiği pidelerden arttığını söylüyordu.

Annesinin bulunduğu yerin, Mekke’ye dokuz yüz fersah (yaklaşık dokuzbin kilometre) uzaklıkta olduğunu söyledi. Ne dersin sen inanıyor musun tüm bu olanlara?!..

- Elbette ki inanıyorum.

- Allah’ım sana hamdolsun, anlattıklarıma inanan birine rastladım, dedi. Ve anlatmaya devam etti:

- Kâbe’nin etrafında melekleri, peygamberleri, velileri görüyordum. Kâbe’de Peygamberlerin ve velilerin her birine tahsis edilmiş makamları vardır. Peygamberler ümmetleriyle birlikte orada oturuyorlar.

Bizim peygamberimizin yanında o kadar veli toplanıyor ki sayılarını bilmek mümkün değildir. Ancak Allahu Teâla bilir.

İbrahim Aleyhisselam, evladı İshak ve İsmail ile Kâbe kapısının yakınında otururlar. Musa Aleyhisselam, ashâbıyla Kâbe kapısıyla Rükn-i Yemânî arasında, İsa Aleyhisselam, ashâbıyla Hicr yakınında oturur.

Meleklerden her birinin bulunduğu yer ise Hacerü’l-Esved’in yanıdır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ashâbı ve veliler ile Rükn-i Yemânî’ye gelir.

Hepsi de Ümmet-i Muhammed’e muhabbet beslemektedirler. Onlar Ümmet-i Muhammed’in manevi güzellikleri arttıkça huzur duymakta, ferahlamaktadırlar.”(Hac ve Umrenin Fazileti, Mehmet Ildırar, Semerkand Yayınları.)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder