12 Temmuz 2020 Pazar

Takvâ'nın Fâzileti

Takvâ aziz bir hazînedir. Sâhip olabilirsen onda neler neler olduğunu göreceksin. Mücevherler, kıymetli taşlar, bol ve nefîs yiyecekler, ganimet malları..

Sanki dünya ve âhiret saâdetini temin eden ne kadar faydalı ve iyi şey varsa hepsi bu hazinede toplanmış. Bak, takvâ hazinesine sâhip olanlara nice hayırla , nice mükâfat ve sevablar, nice saâdetler verileceği Kur'anda beyan ediliyor. Biz burada cümleden on iki tanesini sayacağız:


1— Takvâ sâhibi olanlar övülüyor:
— Eğer sabreder, takvâ sâhibi olursanız şüphesiz bu, hâdiselere karşı gösterilen bir azmdendir. (1)

2— Düşmandan korunulacakları tekeffül ediliyor :
Eğer göğüs gerer, takvâ sâhibi olursanız, düşmanlarınızın hilekârlıkları size hiç bir şeyle zarar veremez. (2)

3 — Allah'ın yardımına mazhar olacakları va'dediliyor :
— Şüphesiz Allah, takvâ sâhipleri ve iyilik edenlerle beraberdir. (3)
— Allah, takvâ sâhiplerinin dostudur. (4)

4— Sıkıntılardan kurtarılacakları ve helâlinden rızıklandırılacakları ifâde ediliyor:
— Kim, Allah'dan korkarsa o, ona bir kurtuluş yeri verir. Onu hayâline gelmiyecek bir cihetten rızıklandırır. Allah'a güvenirse o kendisine kâfidir. (5)

5— Amellerin ıslah edileceği va'dediliyor:
— Ey iman edenler, Allah'tan korkun ve sözün doğrusunu söyleyin, ki işlerinizi düzeItip iyiye götürsün. (6)

6— Günahların afvedileceğine dair söz veriliyor :
— Ey iman edenler, takva sâhibi olun. Sözün doğrusunu söyleyin, ki Allah işlerinizi düzeltip sizi yarlıgasın. (7)

7— Allah'ın sevgilisi oldukları beyan ediliyor:
— Allah, takva sâhiplerini sever. (8)

8— Amellerin kabûl edileceği bildiriliyor:
— Allah, ancak takva sâhiplerininkini kabûl eder. (9) 

9 — Allah yanında en yüksek değere sâhip oldukları ifâde ediliyor:
— Şüphesiz, sizin Allah yanında en şerefliniz takvâca en ileri olanınızdır. (10)

10 — Dünya ve âhirette esenlikle müjdeleniyorlar:
— Onlar iman edip takvâya ermiş olanlardır. Dünya hayatında da, âhiret hayatında da onlar için müjde vardır. (11)

11 — Cehennem azâbından âzâd edilecekleri va'dediliyor :
— Sonra takvâya erenleri kurtaracağız. (12)
— Takvâ sâhipleri cehennemden uzaklaştırılacak. ( 13 )

12— Cennet vadediliyor :
— Cennet takvâ sâhipleri için hazırlandı. (14)

Bütün bunlar gösteriyor ki dünya ve âhiret saâdeti, takvâ denilen hazinede gizlidir. Ey insan oğlu, ondan nasibini al.

İbâdetin sonuca ulaşabilmesi için gerekli olan üç şart da takvâda vardır.

Birincisi: İbâdete başlıyabilmek için Allah'ın vereceği muvaffakıyet. Kur'anda buyurulur:
— Allah, takvâ sâhipleriyle beraberdir.

İkincisi: İbâdetlerin ıslahı ve kusursuz olması. Allah buyurur:
— Takvâ sâhibi olun. Allah amellerinizi ıslah eder.

Üçüncüsü: Yapılan ibâdetlerin makbûl olması. AIlah buyurur:
— Allah, ancak takva sâhiplerininkini kabûl eder.

İşte yapılan ibâdetler bu üç merhaleden geçtikten sonra değer kazanır. Önce Allah'ın tevfiki, sonra kusursuz ibâdet, tamam olunca da kabûlü.

Âbidler, bu üç şey için Allah'a yakarırlar, derler ki:
— Ey rabbimiz, sana itâat etmemiz için bize muvaffakıyet ver. İbâdetlerimizi kusursuz tamamlattır; kabûl et.

Allah, takvâ sâhipleri için bu üç şey'i va'detmiştir. İstesinler veya istemesinler verir. Ey kişi, sen de rabbine itâat etmek, dünya ve âhiret saâdetine kavuşmak istiyorsan takvâ sâhibi ol. Bak birisi ne güzel söyler:

— Kim Allah 'dan korkarsa, yâni mahlûkatı incitmekten kaçınırsa, yâni takvâ sâhibi olursa o, alış-verişinde dâima kârlıdır.

Diğer biri:
— «Kişinin kabrine kendisiyle beraber takvâ ve yaptığı iyi işlerden başka hiç bir şey gitmez.» der.

Başka biri de şöyle söyler:
— Kim Allah'ı tar da bu kendisini tatmin etmezse, o kimse bedbahttır. Kişi zenginliğin verdiği görünüşteki efendilikle ne yapabilir? Efendilik tümüyle takvâ sâhiplerinin hakkıdır. Allah yolunda olanlara, bu yolda karşılaştıkları tehlikelerin gerçekte bir zararı yoktur.

Bâzıları mezar taşlarına yazdırmışlar:
— Takvâdan başka hiç bir azık yoktur. İster al. ister alma.

Üzerinde durulması gereken bir husus daha var.
Fazilet ki çalıştın, didindin, bütün ömrünü ibâdetle geçirdin. Dilediğin kadar ibâdet ettin. Bütün mes'ele kabûl olmasında değil mi? Halbuki gene biliyorsun: Kur'anda
«Allah ancak takvâ sâhiplerinin ibâdetini kabûl eder. buyuruluyor. O halde bütün mes'ele, dönüp dolaşarak takvâda düğümleniyor. Hazret-i Âişe der ki:
— Resûlûllah, dünyada takvâ ve takvâ sâhiplerinden başka hiç bir şey'e teaccüb etmezdi.

Rivâyete göre Tevrat'ta:
— «Ey insanoğlu, Allah'dan kork, yâni takvâ sâhibi ol, dilediğin yerde uyu!» şeklinde yazılı idi.


Gene nakledildiğine göre Amir İbni Kays ölümü ânında ağladı. Kendisi her gün bin rek'at namaz kılar, sonra yatağına gelerek :

— «Ey bütün kötülüklerin mekânı. Allah hakkı için senden bir an bile hoşnut olmadım!» derdi .Bir gün gene ağlamıştı. Kendisine niçin ağladığı sorulduğunda. «AIlah yalz takvâ sâhiplerinin ibâdetini kabûl eder» âyetini okudu.

Birisi, büyüklerden birine:
— Bana nasihat eder misiniz? demiş.

O büyük:
— Sana, Allah’ın gelmiş-geçmiş bütün insanlara yaptığı nasihatı yapıyorum demiş ve:
— Andolsun ki biz, sizden önce kendilerine kitap verilenlere de size de hep (takvâ sâhibi olun) diye tavsiye etmişizdir (15) meâlindeki âyeti okumuş.

Allah, kul için daha iyi olanı herkesten daha iyi bilmez mi? O, merhametlilerin en merhametlisi, şefkatlilerin en şefkatlisi değil mi? Eğer dünyada kulları için takvâdan daha iyi, daha faydalı, daha hayırlı ve daha değerli bir şey olsaydı, muhakkak onu tavsıye eder, onun yapılmasını emrederdi. Madem ki ilk insanlardan bugüne kadar herkese ısrarla takvâyı tavsiye etti. O halde bunun içinde her türlü kurtarıcı öğütler, dünya ve âhiret saâdetini temin edecek esaslar var demektir. İşte takvâyı anlatan güzel sözlerden biri:

— Takvâ, efendiliğin tâ kendisidir. Dünyayı sevmek ise denâet ve yok olmaktır. Takvâ sâhibi olan kimsenin hiç bir eksiği yoktur. İsterse üstü pejmürde olsun.

Hakikati görebilen bu izahattan takvânın önemini anlar. Tevfik ve hidâyet Allah 'tandır. 











(1) İmran Süresi, ayet: 186. 
(2) İmran Süresi, âyet: 120
(3) Nahil Süresi, âyet: 128
(4) Câsiye Süresi, ayet: 19
(5) Talâk Sûresi, âyet: 2-3
(6) Ahzab Süresi, ayet: 70-71 bir kısmı
(7) Ahzab Süresi, ayet: 70 - 71 bir kısmı
(8) Kur'anda birçok âyetlerde. 
(9) Mâide Süresi, âyet: 22
(10) Hucürât Süresi, âyet: 13
(11) Yûnus Sûresi, âyet: 61 - 64
(12) Meryem Süresi, âyet: 72
(13) Leyl Süresi, âyet: 17
(14) İmran Süresi, âyet 133
(15) Nisâ Suresi, âyet: 131.

Abidler Yolu, İmam-ı Gazali 



1 yorum: