Buna, Ebû Davud'un Ebû'l-Esved vasıtasıyla Ebû Zer'den (r.a) rivayet ettiği hadis-i şerif delâlet eder. Ebû'l-Esved der ki: Ebû Zer'in yanında oturuyorduk. Dedi ki:
"Sahip olduğunuz her kemik için yaşadığınız her gün sadaka vermeniz gerekir. Kişinin kıldığı her namaz bir sadakadır, oruç bir sadakadır, hac bir sadakadır, tesbih bir sadakadır, tekbir bir sadakadır, tahmîd bir sadakadır. Resûlullah (s.a.v) bu sâlih amelleri saydı ve sonunda,
'Bütün bunlar için, kuşluk vakti kılınan iki rek'at namaz kâfi gelir' buyurdu."1
Daha önce Sahîhayn’de Ebû Musa'dan (r.a) rivayet edilen şu hadis-i şerifi nakletmiştik:
"... Eğer bunları yapmazsa, şer işlemekten kendisini alıkoysun; çünkü bu da kendisi için bir sadakadır.”2
Bu hadis-i şerif, eğer kişi hiçbir şey yapamıyorsa, kendisini şerden uzak tutmasının da yeterli olacağına delâlet etmektedir. Ancak bu durum, yani şerden uzak durmasının yeterli olması, farzları yerine getirdikten ve haramlardan sakındıktan sonra geçerlik kazanır. Çünkü en büyük şer farzları terketmektir.
Bundan dolayı seleften biri şöyle der: "Şükür, günahları terk etmektir."3
Başka biri de şöyle der: "Şükür, Allah'ın verdiği nimetlerden herhangi birini günah yolunda kullanmamaktır."
Zâhidlerden Ebû Hâzim, şükrün bütün organlarla yerine getirilmesi gerektiğini, hepsinin isyandan uzak tutulması ve taat yolunda kullanılması gerektiğini söyleyerek şöyle der: "Bir kimse diliyle şükreder, fakat bütün organları ile bu şükre katılmaz ise; bu kimse, bir elbisesi olduğu halde bunu giyinmeden omuzuna atan kişinin durumuna benzer. Halbuki o elbise kişiyi ne sıcaktan, ne soğuktan, ne kardan ve ne de yağmurdan koruyabilir."4
Abdurrahman b. Yezîd b. Eşlem şöyle der.
"Kul bedeninde, kulağında, gözünde, ellerinde, ayaklarında ve diğer organlarında Allah Teâlâ'nın kendisine vermiş olduğu nimetlere bakmalıdır. Bütün bu organlarda mutlaka Allah Teâlâ'nın vermiş olduğu nimetler vardır. Kulun, Allah tarafından kendisine verilen bu nimetleri Allah'a taat yolunda kullanması üzerine bir borçtur. Kendisine verilen diğer bir nimet de rızıktır. Kendisine rızık olarak verilen nimeti de Allah'a kulluk yolunda kullanması gerekir. Bunları yerine getiren kişi şükrü aslı ve dallarıyla birlikte tam olarak yerine getirmiş olur."5
Hasan-ı Basrî (rh.a) bir adamın böbürlenerek yürüdüğünü görünce şöyle der: "Her organda Allah'ın bahşettiği bir nimet vardır. Allahım! Bizleri, senin verdiğin nimet ile sana isyan etmeye yeltenenlerden eyleme!"
1 Ebü Davud, Salât, 301 (nr. 1286); ayrıca bk. Müslim, Salâtü'l-Müsâfirîn, 84 (nr.720).
2 Buhârî, nr. 1445,6022; Müslim, Zekât, 55 (nr. 1008).
3 İbn Ebü'd-Dünyâ, eş-Şükr, nr. 19,41.
4 İbn Ebü'd-Dünyâ, eş-Şükr, nr. 129; Ebû Nuaym, Htlye, 3/243.
5 İbn Ebü'd-Dünyâ. eş-Şükr, nr. 188.
(İbn Receb el-Hanbelî, Hadislerle İlim ve Hikmet)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder