1 Ocak 2014 Çarşamba

Allah Teâlâ her beldede o bölgenin fakirlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak zengin kullar yaratmıştır.

Şüphesiz Allah Teâlâ, altın ve gümüşte kırkta bir miktarının, besinlerde (öşür mallarında) onda
bir veya duruma göre onda birin yarısı kadarının, koyunlarda ise kırkta bir miktarının ve diğer peygamberinin verilmesini emrettiği zekât miktarlarının fakirler için yeterli olacağını ve onların ihtiyaçlarını karşılayacağını, latif ilmi ve hikmetiyle bildiği için bu miktarların verilmesini emretmiştir. Aksi takdirde bu miktarlardan daha fazlasının verilmesini emrederdi.

Eğer bu belirtilen zekât miktarlarını zenginler tam olarak verirlerse bu fakirler için yetertidir. Çünkü Allah Teâlâ her beldede o bölgenin fakirlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak zengin kullar yaratmıştır. Fakirler ancak zenginler haklarını tam olarak vermedikleri için muhtaç duruma düşmektedirler.

EVLİYANIN DİLİNDEN Zekatın Hikmetleri, A.Suat DEMİRTAŞ, Semerkand Yayınları.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder