- Ya Rasûlallah, sana sormak istediklerimiz var, dediler. Peygamberimiz (s.a.v.):
- İsterseniz ne sormak istediğinizi size ben söyleyeyim. İsterseniz siz sorun sonra ben cevap vereyim.
- Ya Rasûlallah, biz sormadan sen haber ver, yakîn ve imanımız artsın.
- Sen bana tavaf, tavafın sevabı, tavaftan sonra iki rekat tavaf namazını kılmak, Safa ile Merve arasında sa’y yapmak, sa’y yapmanın faziletleri ve hikmeti, kurban kesmek, başı traş etmek gibi sorular sormak istiyorsun!
- Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, ben senin söylediklerini sormak için geldim.
- Sen Beytullah’ı tavaf etmek niyetiyle evinden çıktığında, Allahu Teâla, devenin ayağını her basıp kaldırışına sevap yazar ve bir günahını da siler. Hemen o anda seni bir derece yükseltir.
Kâbe’yi tavaf ederken, ayağını yere her koyup kaldırışında, Allahu Teâla sana hayırlar ihsan eder. Bir hatanı siler ve hemen bir derece seni yükseltir.
Tavaftan sonra iki rekat namaz kılarsan, İsmail (a.s.) evladından bir köle azat etmiş gibi sevap verir.
“İşte şu kullarım dünyanın dört bucağından saçları keçeleşmiş, tozlara bulanmış olarak ve
rahmetimi ümit ederek geldiler, der.”(el-Heysemî, Mecmeuz-Zevâid, III, 253)
Demek ki hacca giden Müslüman’a süs, koku, ziynet yerine tevazu, gurur yerine günahlarına üzülmek yaraşır.
Aslında Cuma günü koku sürmek sünnettir. Ama ihramda iken koku sürülmez, yasaktır. Neden? Çünkü Cuma Allah’ın kullarını bağışladığı gündür. Onun için kullar sevinir ve kokular sürünürler.
Ama hac affedilene dek, sıkıntıdır, yokluktur, zorluklara katlanmaktır. Affolunmadan koku sürmek doğru olur mu?
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) az önceki sahabiye şöyle buyurdu:
- Mina’da taş toplayıp şeytan taşlamaya gelince, attığın her taşla, seni cehennem azabına sevk edecek olan büyük günahlardan biri silinir.(Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, III, 275)
Başını traş ettiğin zaman, her düşen kıl sayısınca hasene yazılır ve bir o kadar günahın silinir.(Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, III, 276)
Ensar’dan olan sahabi şöyle sordu.
- Ya Rasûlallah, günahı az veya günahsız olan kişinin durumu nasıldır?
- Günahlar affedildikten sonra, artan sevap ve faziletler ahiret için biriktirilir. Bütün bunlardan sonra farz olan tavafını yaparken sen, bu tavafı, günahsız olarak yaparsın.
O sırada bir melek yanına gelir, elini iki omzunun arasına koyar ve :
- Artık gelecek günlerin için çalış, geçmiş günahların bağışlandı, müjdesini verir.
Daha sonra, Taif’den gelen sahabi Peygamber Efendimize (s.a.v.) şöyle dedi:
- Ya Rasûlallah, benim de soracaklarım vardı! Onlara ne buyurursunuz?
- Sen de bana namaz hakkında sorular sormak için gelmiştin!
Taifli sahabi de namazla ilgili sorularını sormadan, Rasûlullah Efendimiz (s.a.v.) kendisine şöyle buyurur:
- Allahu Teâla, her gün, gece ve gündüz, Beytullah’a yüz yirmi rahmet indirir. Bunun altmış tanesi tavaf edene, kırk tanesi namaz kılana, yirmi tanesi de Kâbe-i Muazzama’ya bakanlaradır.(Heysemî, Mecmeu’z-Zevâid, III, 292 (5739))
Kâbe’ye bakmak güzele bakmak gibidir. Nefis güzele bakmaktan hoşlanır. Kâbe’ye bakmaktan da kalpteki iman gayri ihtiyâri lezzet alır. Bu, Allah’ın bir lütfudur.
Yunus b. Habbab Hazretleri (k.s) şöyle buyurmuştur:
“Kâbe’ye bakmak, diğer beldelerde oruçlu olup namaz kılmak gibi kişiye sevap kazandırır.”
Meşhur müfessir Mücahid Hazretleri (k.s) ise:
“Kâbe’ye bakmak ibadettir. Kâbe’ye girmek hayır hasenat yapmak gibidir. Kâbe’den çıkmak günahtan temizlenmektir” demiştir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder