Kabe-i Muazzama’ya baka baka konuşmamak gerek. Çünkü o anda namazdaymış gibi oluyoruz. Allahu Teâla’nın nazargâhı olan bir yerde hiç lâkayt kalmak doğru olur mu?
Hz. Ömer (r.a.) Efendimiz bir keresinde bir grup hacılara şöyle seslendi:
- Şu hacılar acele vatanlarına dönsünler!
Müslümanlar onun ne demek istediğini anlayamamışlardı, şöyle sordular:
- Ey Ömer sen ne yapıyorsun! Onlar Allah’ın misarfirleri değil mi? Hiç hacılar Beytullah’tan kovulur mu?
- Hayır, onları aslında kovmuyorum. Görüyorum ki onlar, Kâbe’ye alışmışlar, Beytullah’ın huzurundaki edebi unutmuşlardır. Artık sevap kazanmaktan ziyade, kazandıklarını kaybedecekler; bu yüzden, kârları bitti, ziyana giriyorlar, sevaplarını tüketiyorlar. Hiç olmazsa en kısa zamanda dönsünler de kazandıkları sevapları kaybetmesinler, istiyorum. (Hac ve Umrenin Fazileti, Mehmet Ildırar, Semerkand Yayınları.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder