2 Mayıs 2020 Cumartesi

Zikirin Çeşitleri ve Faydaları


Görülüyor ki, Allah, bu ayetlerde zikirlerin mertebe ve vakitlerini beyan etmiştir. (Acaba bunların hangisi daha iyidir?) Bunların en iyisi ve en güzeli olan zikr-i hafidir. Çünkü onda dinleyiciyi rahatsız etmek diye bir problemle karşılaşmazsınız!

Sonra bu zikir, gösteriş ve nifak gibi iç hastalıklardan da tamamen arınmıştır.. O, ay gizli oruçla, gizli verilen sadakalara benzer. İslâmda buna çok teşvik edilmiştir.


Cihan serverine, Helâl maldan sadaka olarak veren kimse ile, sabah namazından sonra güneş doğana kadar zikirle meşgul olan kimse arasındaki üstünlük hakkında suale şu cevabı vermişlerdir: «— Elbetteki Allah'a zikr etmek daha iyidir!»

Bir hadis meali: «— Her kim sabah vaktinden güneşin doğmasına kadar Allahı zikr ederse, kırmızı altın yüklü yüz kırmızı deveyi tasadduk eden kimsenin alacağı sevabı alır. Abdul-MuttaIip oğullarından sekiz köle azat etmiş gibi sevab alır.» 

Zikir üç çeşit olur:
1 — Dil ile yapılan zikir.. Bu, tilâvet ve ibadetlerde yapılan zikirdir ki, müstahabdır.
2 — Zikri - Hafi - Gizli zikir... Bu, ibadet ve sadaka çeşitlerinin en ileri geleni ve alâsıdır.
3 — Kalp zikri... İşte bu zikir sayesinde kişi, her şeyden el etek çeker, yalnız ve yalnız mahbubu ile meşgul olur...

Bir Kudsî hadis meali: «— Beni içinden zikr edeni kendi nefsimde, beni kalabalık bir topluluk arasında zik edeni, meleklerimin yanında anarım.»

Sonra birinci yok oluşu müteakip ikinci yok oluş hasıl olur. O da kişinin Hazret El-Kudsi görebilmek için, kendinden tamamen geçivermesidir.

Şu halde zikir senin için vaz geçilmez bir şiar olmadır. Ancak bu sayede, ölüm senin üzerindeki yükleri kaldırır, zikr eden meleklerle beraber olursun !

İyilik karşılıklı olduğuna göre, zikrin boşa gitmez, bilâkis zikrini yaptığın varlık tarafından kendine yaklaştırılırsın. Şerefli bir kurbiyyet ve mesud bir visaldir bu!,

Zikir; önce Kuran okumaktır.. Sonra tesbih çekmek, sonra salavat-ı şerife getirmek, sonra da istiğfar daha sonra da duadır... İşte zikri kendine şiar edinen kişinin vazifeleri bundan ibarettir..

Buna devam et ki, O sana nubûbiyet sırlarını açsın, seni yüce bir hale soksun.

Bu sayede melekleri görmeğe başlarsın. Müslüman cinler de senin hizmetine koşarlar. Kendi organların bile sana itaat etmeğe başlarlar. Kulağındaki pas gider de cemadatîn tesbihini duymağa muvaffak olursun.«Hiç bir şeyi hariç değil, hepsi ona hamd ile tesbih eder.» (I)

Evet, zikrin meyvasından sana çok şeyler verilir. Ruhunu o derece terbiye etmiş olursun ki, Zeynel-Abidin'e verilen o yüce makamların sana da bahş edildiğini görürsün..

Biliyorsun ki, Zeynel-Abidin bir gün ve gece içerisinde tam bin secde yapardı. (yani bin rek'at namaz kılardı) Bunun semeresini de görmüştür.

Çünkü O, Namaza durduğu zaman perdeler açılır, Hazreti El-Kudsî (Allah'ı) görür olmuştur.

Zikir sayesinde nice makam sahibleri, mükâşefe derecelerine yükseldiler. Su ve hava da yürüdüler. Melekle de onun sayesinde, şeref ve saadetin zirvesine yükseldiler. Yemek içmek gibi nefsanî şeylerden azade oldukları için zikre devam ettiler. Fikir şarabından içmek için, dünya durdukça daimilik kazandılar.

Evet zikir, Melâikenin tenzih ve tesbih görevleridir. Zikir sayesinde mütekebbir kırallar mütevazi zahidlerin yanına cezp edilir. Ancak o sayede aşıklar mertebesi elde edilir, sadıklar, baliğ olunur.

Kalpleri cezp etme melekesi onunla elde edilir. Sadakatle zikr eden, hüsn-ü edep kapısında bekler, zikirle bütün çareler elde edilir.

Ancak onunla, dünyanın ikbal ve ikdam pabucu çıkarılıp atılır ve derûnî vesveselere galebe çalınır.

Zikr eden kimse, kalbinin safâ turun'da, mukaddes vadide durur ve Rabbinin: «Şüphesiz ben Alemlerin Rabbi Allahım!» sözünü duyar..

Alemlerin Sırrı, İmam-ı Gazali 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder